İşyerini bildirme
MADDE 3. - Bu
Kanunun kapsamına giren
nitelikte bir işyerini
kuran, her ne suretle olursa
olsun devralan, çalışma
konusunu kısmen veya tamamen
değiştiren veya herhangi bir
sebeple faaliyetine son
veren ve işyerini kapatan
işveren, işyerinin unvan ve
adresini, çalıştırılan işçi
sayısını, çalışma konusunu,
işin başlama veya bitme
gününü, kendi adını ve
soyadını yahut unvanını,
adresini, varsa işveren
vekili veya vekillerinin
adı, soyadı ve adreslerini
bir ay içinde bölge
müdürlüğüne bildirmek
zorundadır.
Alt işveren, bu sıfatla
mal veya hizmet üretimi için
meydana getirdiği kendi
işyeri için birinci fıkra
hükmüne göre bildirim
yapmakla yükümlüdür.
İKİNCİ
BÖLÜM
İş
Sözleşmesi, Türleri ve Feshi
Tanım
ve şekil
MADDE 8. - İş
sözleşmesi, bir tarafın
(işçi) bağımlı olarak iş
görmeyi, diğer tarafın
(işveren) da ücret ödemeyi
üstlenmesinden oluşan
sözleşmedir. İş sözleşmesi,
Kanunda aksi
belirtilmedikçe, özel bir
şekle tâbi değildir.
Süresi bir yıl ve daha
fazla olan iş
sözleşmelerinin yazılı
şekilde yapılması
zorunludur. Bu belgeler
damga vergisi ve her çeşit
resim ve harçtan muaftır.
Yazılı sözleşme
yapılmayan hallerde işveren
işçiye en geç iki ay içinde
genel ve özel çalışma
koşullarını, günlük ya da
haftalık çalışma süresini,
temel ücreti ve varsa ücret
eklerini, ücret ödeme
dönemini, süresi belirli ise
sözleşmenin süresini, fesih
halinde tarafların uymak
zorunda oldukları hükümleri
gösteren yazılı bir belge
vermekle yükümlüdür. Süresi
bir ayı geçmeyen belirli
süreli iş sözleşmelerinde bu
fıkra hükmü uygulanmaz. İş
sözleşmesi iki aylık süre
dolmadan sona ermiş ise, bu
bilgilerin en geç sona erme
tarihinde işçiye yazılı
olarak verilmesi zorunludur.
Belirli ve belirsiz süreli
iş sözleşmesi
MADDE 11 - İş
ilişkisinin bir süreye bağlı
olarak yapılmadığı halde
sözleşme belirsiz süreli
sayılır. Belirli süreli
işlerde veya belli bir işin
tamamlanması veya belirli
bir olgunun ortaya çıkması
gibi objektif koşullara
bağlı olarak işveren ile
işçi arasında yazılı şekilde
yapılan iş sözleşmesi
belirli süreli iş
sözleşmesidir.
Belirli süreli iş
sözleşmesi, esaslı bir neden
olmadıkça, birden fazla üst
üste (zincirleme) yapılamaz.
Aksi halde iş sözleşmesi
başlangıçtan itibaren
belirsiz süreli kabul
edilir.
Esaslı nedene dayalı
zincirleme iş sözleşmeleri,
belirli süreli olma
özelliğini korurlar.
Deneme
süreli iş sözleşmesi
MADDE 15. -
Taraflarca iş sözleşmesine
bir deneme kaydı
konulduğunda, bunun süresi
en çok iki ay olabilir.
Ancak deneme süresi toplu iş
sözleşmeleriyle dört aya
kadar uzatılabilir.
Deneme süresi içinde
taraflar iş sözleşmesini
bildirim süresine gerek
olmaksızın ve tazminatsız
feshedebilir. İşçinin
çalıştığı günler için ücret
ve diğer hakları saklıdır.
Süreli
fesih
MADDE 17. -
Belirsiz süreli iş
sözleşmelerinin feshinden
önce durumun diğer tarafa
bildirilmesi gerekir.
İş sözleşmeleri;
- İşi altı aydan az
sürmüş olan işçi için,
bildirimin diğer tarafa
yapılmasından başlayarak
iki hafta sonra,
- İşi altı aydan bir
buçuk yıla kadar sürmüş
olan işçi için,
bildirimin diğer tarafa
yapılmasından başlayarak
dört hafta sonra,
- İşi bir buçuk yıldan
üç yıla kadar sürmüş
olan işçi için,
bildirimin diğer tarafa
yapılmasından başlayarak
altı hafta sonra,
- İşi üç yıldan fazla
sürmüş işçi için,
bildirim yapılmasından
başlayarak sekiz hafta
sonra,
Feshedilmiş sayılır.
Bu süreler asgari olup
sözleşmeler ile
artırılabilir.
Bildirim şartına uymayan
taraf, bildirim süresine
ilişkin ücret tutarında
tazminat ödemek zorundadır.
İşveren bildirim süresine
ait ücreti peşin vermek
suretiyle iş sözleşmesini
feshedebilir.
İşverenin bildirim
şartına uymaması veya
bildirim süresine ait ücreti
peşin ödeyerek sözleşmeyi
feshetmesi, bu Kanunun 18,
19, 20 ve 21 inci maddesi
hükümlerinin uygulanmasına
engel olmaz. 18 inci
maddenin birinci fıkrası
uyarınca bu Kanunun 18, 19,
20 ve 21 inci maddelerinin
uygulanma alanı dışında
kalan işçilerin iş
sözleşmesinin, fesih
hakkının kötüye kullanılarak
sona erdirildiği durumlarda
işçiye bildirim süresinin üç
katı tutarında tazminat
ödenir. Fesih için bildirim
şartına da uyulmaması ayrıca
dördüncü fıkra uyarınca
tazminat ödenmesini
gerektirir.
Bu maddeye göre ödenecek
tazminatlar ile bildirim
sürelerine ait peşin
ödenecek ücretin hesabında
32nci maddenin birinci
fıkrasında yazılan ücrete ek
olarak işçiye sağlanmış para
veya para ile ölçülmesi
mümkün sözleşme ve Kanundan
doğan menfaatler de göz
önünde tutulur.
İşverenin haklı nedenle
derhal fesih hakkı
MADDE 25. - Süresi
belirli olsun veya olmasın
işveren, aşağıda yazılı
hallerde iş sözleşmesini
sürenin bitiminden önce veya
bildirim süresini
beklemeksizin feshedebilir:
I- Sağlık sebepleri:
- İşçinin kendi
kastından veya derli
toplu olmayan
yaşayışından yahut
içkiye düşkünlüğünden
doğacak bir hastalığa
veya sakatlığa uğraması
halinde, bu sebeple
doğacak devamsızlığın
ardı ardına üç iş günü
veya bir ayda beş iş
gününden fazla sürmesi.
- İşçinin tutulduğu
hastalığın tedavi
edilemeyecek nitelikte
olduğu ve işyerinde
çalışmasında sakınca
bulunduğunun Sağlık
Kurulunca saptanması
durumunda.
(a) alt bendinde sayılan
sebepler dışında işçinin
hastalık, kaza, doğum ve
gebelik gibi hallerde
işveren için iş sözleşmesini
bildirimsiz fesih hakkı;
belirtilen hallerin işçinin
işyerindeki çalışma süresine
göre 17 nci maddedeki
bildirim sürelerini altı
hafta aşmasından sonra
doğar. Doğum ve gebelik
hallerinde bu süre 74 üncü
maddedeki sürenin bitiminde
başlar. Ancak işçinin iş
sözleşmesinin askıda kalması
nedeniyle işine gidemediği
süreler için ücret işlemez.
II- Ahlak ve iyi niyet
kurallarına uymayan haller
ve benzerleri:
- İş sözleşmesi
yapıldığı sırada bu
sözleşmenin esaslı
noktalarından biri için
gerekli vasıflar veya
şartlar kendisinde
bulunmadığı halde
bunların kendisinde
bulunduğunu ileri
sürerek, yahut gerçeğe
uygun olmayan bilgiler
veya sözler söyleyerek
işçinin işvereni
yanıltması.
- İşçinin, işveren
yahut bunların aile
üyelerinden birinin
şeref ve namusuna
dokunacak sözler
sarfetmesi veya
davranışlarda bulunması,
yahut işveren hakkında
şeref ve haysiyet kırıcı
asılsız ihbar ve
isnadlarda bulunması.
- İşçinin işverenin
başka bir işçisine
cinsel tacizde
bulunması.
- İşçinin işverene
yahut onun ailesi
üyelerinden birine yahut
işverenin başka işçisine
sataşması veya 84 üncü
maddeye aykırı hareket
etmesi.
- İşçinin, işverenin
güvenini kötüye
kullanmak, hırsızlık
yapmak, işverenin meslek
sırlarını ortaya atmak
gibi doğruluk ve
bağlılığa uymayan
davranışlarda bulunması.
- İşçinin, işyerinde,
yedi günden fazla
hapisle cezalandırılan
ve cezası ertelenmeyen
bir suç işlemesi.
- İşçinin işverenden
izin almaksızın veya
haklı bir sebebe
dayanmaksızın ardı
ardına iki işgünü veya
bir ay içinde iki defa
herhangi bir tatil
gününden sonraki iş
günü, yahut bir ayda üç
işgünü işine devam
etmemesi.
- İşçinin yapmakla
ödevli bulunduğu
görevleri kendisine
hatırlatıldığı halde
yapmamakta ısrar etmesi.
- İşçinin kendi isteği
veya savsaması yüzünden
işin güvenliğini
tehlikeye düşürmesi,
işyerinin malı olan veya
malı olmayıp da eli
altında bulunan
makineleri, tesisatı
veya başka eşya ve
maddeleri otuz günlük
ücretinin tutarıyla
ödeyemeyecek derecede
hasara ve kayba
uğratması.
III- Zorlayıcı sebepler:
İşçiyi işyerinde bir
haftadan fazla süre ile
çalışmaktan alıkoyan
zorlayıcı bir sebebin ortaya
çıkması.
IV- İşçinin gözaltına
alınması veya tutuklanması
halinde devamsızlığın 17 nci
maddedeki bildirim süresini
aşması.
İşçi feshin yukarıdaki
bentlerde öngörülen
sebeplere uygun olmadığı
iddiası ile 18, 20 ve 21
inci madde hükümleri
çerçevesinde yargı yoluna
başvurabilir.
Ulusal
bayram ve genel tatil
günlerinde çalışma
MADDE 44. - Ulusal
bayram ve genel tatil
günlerinde işyerlerinde
çalışılıp çalışılmayacağı
toplu iş sözleşmesi veya iş
sözleşmeleri ile
kararlaştırılır.
Sözleşmelerde hüküm
bulunmaması halinde söz
konusu günlerde çalışılması
için işçinin onayı
gereklidir.
Bu günlere ait ücretler
47 nci maddeye göre ödenir.
Saklı
haklar
MADDE 45. - Toplu
iş sözleşmesi veya iş
sözleşmelerine hafta tatili,
ulusal bayram ve genel
tatillerde işçilere tanınan
haklara, ücretli izinlere ve
yüzde usulü ile çalışan
işçilerin bu Kanunla tanınan
haklarına aykırı hükümler
konulamaz.
Bu hususlarda işçilere
daha elverişli hak ve
menfaatler sağlayan kanun,
toplu iş sözleşmesi, iş
sözleşmesi veya gelenekten
doğan kazanılmış haklar
saklıdır.
Hafta
tatili ücreti
MADDE 46. - Bu
Kanun kapsamına giren
işyerlerinde, işçilere tatil
gününden önce 63 üncü
maddeye göre belirlenen iş
günlerinde çalışmış olmaları
koşulu ile yedi günlük bir
zaman dilimi içinde
kesintisiz en az yirmidört
saat dinlenme (hafta tatili)
verilir.
Çalışılmayan hafta tatili
günü için işveren tarafından
bir iş karşılığı olmaksızın
o günün ücreti tam olarak
ödenir.
Şu kadar ki;
- Çalışmadığı halde
kanunen çalışma
süresinden sayılan
zamanlar ile günlük
ücret ödenen veya
ödenmeyen kanundan veya
sözleşmeden doğan tatil
günleri,
- Evlenmelerde üç güne
kadar, ana veya babanın,
eşin, kardeş veya
çocukların ölümünde üç
güne kadar verilmesi
gereken izin süreleri,
- Bir haftalık süre
içinde kalmak üzere
işveren tarafından
verilen diğer izinlerle
hekim raporuyla verilen
hastalık ve dinlenme
izinleri,
Çalışılmış günler gibi
hesaba katılır.
Zorlayıcı ve ekonomik bir
sebep olmadan işyerindeki
çalışmanın haftanın bir veya
birkaç gününde işveren
tarafından tatil edilmesi
halinde haftanın
çalışılmayan günleri ücretli
hafta tatiline hak kazanmak
için çalışılmış sayılır.
Bir işyerinde işin bir
haftadan fazla bir süre ile
tatil edilmesini gerektiren
zorlayıcı sebepler ortaya
çıktığı zaman, 24 ve 25 inci
maddelerin (III) numaralı
bentlerinde gösterilen
zorlayıcı sebeplerden ötürü
çalışılmayan günler için
işçilere ödenen yarım ücret
hafta tatili günü için de
ödenir.
Yüzde usulünün
uygulandığı işyerlerinde
hafta tatili ücreti
işverence işçiye ödenir.
Genel
tatil ücreti
MADDE 47. - Bu
Kanun kapsamına giren
işyerlerinde çalışan
işçilere, kanunlarda ulusal
bayram ve genel tatil günü
olarak kabul edilen günlerde
çalışmazlarsa, bir iş
karşılığı olmaksızın o günün
ücretleri tam olarak, tatil
yapmayarak çalışırlarsa
ayrıca çalışılan her gün
için bir günlük ücreti
ödenir.
Yüzde usulünün
uygulandığı işyerlerinde
işçilerin ulusal bayram ve
genel tatil ücretleri
işverence işçiye ödenir
Yıllık
ücretli izin hakkı ve izin
süreleri
MADDE 53. -
İşyerinde işe başladığı
günden itibaren, deneme
süresi de içinde olmak
üzere, en az bir yıl
çalışmış olan işçilere
yıllık ücretli izin verilir.
Yıllık ücretli izin
hakkından vazgeçilemez.
Niteliklerinden ötürü bir
yıldan az süren mevsimlik
veya kampanya işlerinde
çalışanlara bu Kanunun
yıllık ücretli izinlere
ilişkin hükümleri
uygulanmaz.
İşçilere verilecek yıllık
ücretli izin süresi, hizmet
süresi;
- Bir yıldan beş yıla
kadar (beş yıl dahil)
olanlara on dört günden,
- Beş yıldan fazla on
beş yıldan az olanlara
yirmi günden,
- On beş yıl (dahil)
ve daha fazla olanlara
yirmi altı günden,
Az olamaz.
Ancak on sekiz ve daha
küçük yaştaki işçilerle elli
ve daha yukarı yaştaki
işçilere verilecek yıllık
ücretli izin süresi yirmi
günden az olamaz.
Yıllık izin süreleri iş
sözleşmeleri ve toplu iş
sözleşmeleri ile
artırılabilir.
Yıllık
ücretli iznin uygulanması
MADDE 56. - Yıllık
ücretli izin işveren
tarafından bölünemez.
Bu iznin 53 üncü maddede
gösterilen süreler içinde
işveren tarafından sürekli
bir şekilde verilmesi
zorunludur.
Ancak, 53 üncü maddede
öngörülen izin süreleri,
tarafların anlaşması ile bir
bölümü on günden aşağı
olmamak üzere en çok üçe
bölünebilir.
İşveren tarafından yıl
içinde verilmiş bulunan
diğer ücretli ve ücretsiz
izinler veya dinlenme ve
hastalık izinleri yıllık
izne mahsup edilemez.
Yıllık ücretli izin
günlerinin hesabında izin
süresine rastlayan ulusal
bayram, hafta tatili ve
genel tatil günleri izin
süresinden sayılmaz.
Yıllık ücretli izinleri
işyerinin kurulu bulunduğu
yerden başka bir yerde
geçirecek olanlara istemde
bulunmaları ve bu hususu
belgelemeleri koşulu ile
gidiş ve dönüşlerinde yolda
geçecek süreleri karşılamak
üzere işveren toplam dört
güne kadar ücretsiz izin
vermek zorundadır. İşveren,
işyerinde çalışan işçilerin
yıllık ücretli izinlerini
gösterir izin kayıt belgesi
tutmak zorundadır.
Yıllık
izin ücreti
MADDE 57. -
İşveren, yıllık ücretli
iznini kullanan her işçiye,
yıllık izin dönemine ilişkin
ücretini ilgili işçinin
izine başlamasından önce
peşin olarak ödemek veya
avans olarak vermek
zorundadır. ./...
İzinde
çalışma yasağı
MADDE 58. - Yıllık
ücretli iznini kullanmakta
olan işçinin izin süresi
içinde ücret karşılığı bir
işte çalıştığı anlaşılırsa,
bu izin süresi içinde
kendisine ödenen ücret
işveren tarafından geri
alınabilir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
İşin
Düzenlenmesi
Çalışma süresi
MADDE 63. - Genel
bakımdan çalışma süresi
haftada en çok kırk beş
saattir. Aksi
kararlaştırılmamışsa bu
süre, işyerlerinde haftanın
çalışılan günlerine eşit
ölçüde bölünerek uygulanır.
Tarafların anlaşması ile
haftalık normal çalışma
süresi, işyerlerinde
haftanın çalışılan
günlerine, günde on bir
saati aşmamak koşulu ile
farklı şekilde
dağıtılabilir. Bu halde, iki
aylık süre içinde işçinin
haftalık ortalama çalışma
süresi, normal haftalık
çalışma süresini aşamaz.
Denkleştirme süresi toplu iş
sözleşmeleri ile dört aya
kadar artırılabilir.
Çalışma sürelerinin
yukarıdaki esaslar
çerçevesinde uygulama
şekilleri, Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığı
tarafından hazırlanacak bir
yönetmelikle düzenlenir.
Sağlık kuralları
bakımından günde ancak yedi
buçuk saat ve daha az
çalışılması gereken işler,
Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı ile Sağlık
Bakanlığı tarafından
müştereken hazırlanacak bir
yönetmelikle düzenlenir
Konut
kapıcılarının özel çalışma
koşulları
MADDE 110. - Konut
kapıcılarının hizmetlerinin
kapsam ve niteliği ile
çalışma süreleri, hafta
tatili, ulusal bayram ve
genel tatil günleri, yıllık
ücretli izin hakları ve
kapıcı konutları ile ilgili
hususların düzenlenmesinde
uygulanacak değişik şekil ve
esaslar Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığınca
hazırlanacak bir
yönetmelikle düzenlenir.
|